Sabrın Kaynağı

3 dakika


Sabrın Kaynağı

“Ya Sabır!” deriz ya hani… Bazen bizden daha güçlü olana, yaratıcıya bir yakarış, bir dua, bir serzeniştir bu ifade, bazen de kendi kendimize bir sesleniştir.

Kimi zaman fiziksel kimi zaman da ruhsal acılara katlanırken sabırlı olmaya ihtiyaç duyarız. Sabır, dinlerin ve kültürlerin en önemli değerlerindendir. Ancak çoğu zaman toplumumuzda sabırlı olmak pasif bir durum olarak algılanır. Bu doğru bir algı değildir. Sabretmek, pes edip kenara çekilmek pasif bir şekilde beklemek demek değildir. Başımıza gelene isyankâr olmadan, şükürsüzlük etmeden metanet gösterip ruhsal dayanıklılığımızı koruyarak acele etmeden, doğru hızda sağlam ve güvenli adımlar atmamızı, başımıza gelen her türlü can sıkıcı yaşantıya, talihsizliğe katlanmamızı, değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenmemizi, değiştirebileceğimiz şeyleri değiştirmek için gereken kararlılık ve mücadeleyi gösterebilmemizi sağlayan aktif bir eylemi içinde barındırır sabır. Zor durumlarda “Metin ol. Metanetini koru” denir ya hani, işte tam da bu noktada Metin olmak, yani dayanıklı olmak için evvelâ sabırlı olmak gerekir. Güçlü kalmak ancak sabretmek ile mümkün olur.

Pek çok kutsal kitapta da inananların sabretmeleri, sabırla birlikte dua etmeleri ve birbirlerine sabrı tavsiye etmeleri öğütlenir. İslam tarihinde övgü ile bahsedilen sabırlı olması ile övülen Eyüp peygamber, yaşadığı hastalık ve çektiği acılar karşısında metanetini kaybetmeden şifa arar ve yaşadığı hastalıktan öğrenebileceklerini kavramaya çalışır. Bir başkası olsa, onun yaşadıklarını yaşarken aynı metanet ve sabrı gösteremeyip o hastalık sürecinin sunduğu olgunlaşma fırsatını yaşayamaz ve belki de isyan ederek acısını çoğaltırdı. Sabır, acıyı kabulü kolaylaştırır ve onu azaltır. Bu bağlamda  Eyüp Peygamberin yaşantısı, sabrın değeri, acıyla baş etme sabrın psikolojik ve dolayısı ile fizyolojik iyi oluşa katkıları ve daha sağlıklı bir yaşam sürmek konusunda sunduğu desteğe iyi bir örnektir.

Sabır, zor durumların acı ama etkili bir ilacı ve zorluklarla mücadele sağlayan içsel bir kaynaktır. Onu bulmak için özümüze bakmalıyız.

Üniversite yıllarımda hayatımın en zor dönemlerinden birini yaşıyordum. Eğitim öğretim hayatımın tam ortasında ağır hayatî tehlikemin olduğu bir trafik kazası geçirmiştim. Kazadan sonra kendimi toparlayıp hayatıma kaldığım yerden devam etmeye çalışırken ilk zamanlarda inanılmaz öfkeli, engellenmiş ve çaresiz hissediyordum. Ayağa kalkmak için acele ediyordum. Gözümü bile açıp kapatamazken yürümek için bile değil koşmak için sabırsızlanıyordum.

Daha sonraları sabırsızlık ettikçe isyan ettiğimi, şükürsüzleştiğimi ve kendime karşı merhametli olamadığımı gördüm. Uzunca bir süre hem hissettiğim inanılmaz fiziki acılara hem de yaşadığım psikolojik travmanın yarattığı ruhsal acıya karşı sabırlı olmaya çalıştım. Acının duyulmak, duyumsanmak, anlaşılmak istediğini fark ettim. Onu kabul ettim. Varlığının bir anlamı olduğunu; bunun, bedenimin benimle konuşma şekli olduğunu anladım. Acımı dinledim. Ona karşı sabırlı olmak onu dinleyip anlamak ona şefkat gösterip onu iyileştirmenin ilk adımı idi.

Eskilerimizin zor durumlarda birbirlerini motive etmek ve birbirlerine sabrı tavsiye etmek için söylediği çok güzel bir söz vardır: “Sabrın sonu selamettir.”  Bu söz, bize zor zamanların ardından iyi ve güzel şeylerin geleceğini müjdeler. Tam da Covid-19 gibi bir virüs salgınının hepimizi sarstığı bu günlerde hem iyileşmek için hem de kayıplarımız ile baş edebilmek, sağlıklı bir şekilde yas tutabilmek için sabrımızı ve metanetimizi korumak adına sabırlı olmalıyız.

Evde kaldığımız bu karantina günlerinde sabır pratikleri yapmak hiç olmadığı kadar işe yarayabilir. Evde kalmaya, az ile yetinmeye, sevdiğimiz etkinliklerden ve insanlardan uzak kalmaya ve bu durumun bize hissettirdiği şeylerin karşısında sabrederken aslında ne kadar çok şeye sahip olduğumuzun farkındalığına erişip aynı zamanda şükür de etmeye başlayabiliriz.

Sabır; metanet ve şükür ile yakından ilgilidir. Yaşamın özüne yolculuğumuz boyunca gücümüzün ana kaynağı.

Düşün. Bugün hayatındaki hangi zorluğa, onu değiştirmek veya onu olduğu gibi kabullenmek adına sabretme cesaretini göstereceksin?


Sabrın Kaynağı adlı yazımızı okuduğunuz için teşekkürler. Aşağıdaki görsele tıklayarak Instagram’dan bize destek olabilir ve güncel çekilişlerimize katılabilirsiniz.

Sabrın Kaynağı

Yalan Üzerine adlı yazıyı okumak için tıklayınız.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0
4 Paylaşım

Sizin Tepkiniz Nedir?

İlginç İlginç
0
İlginç
Beğendim Beğendim
1
Beğendim
Zaman Kaybı Zaman Kaybı
0
Zaman Kaybı
Hacer Aktaş
Ben Hacer. İstanbul Üniversitesi'nden mezunum. Pek çok farklı üniversite ve eğitim merkezinde çok farklı alanlarda çeşitli eğitimler aldım. Ancak kendimi kendimden başka bir şey ile tanımlamayı ve adımın önüne ünvanlar getirmeyi sevmiyorum. Bilim, kültür, sanat ve sporla ilgileniyorum. Doğaya aşığım. Fotoğraf çekmekten ve hikâyeler yazmaktan, anlatmaktan çok keyif alıyorum. Yazarak bilgiyi derinleştirmeyi ve bilginin daha çok insana ulaşmasına katkı sağlamayı çok önemsiyorum. Aramızda kalsın ama sihre inanacak kadar çocuk kaldım ben. Sevgiler...

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizce.net ve e-niyi.com iş birliğini duyurmaktan mutluluk duyuyoruz.

Yepyeni bir platform, onlarca kategoride yüzlerce öneri

listesi bulabileceğiniz bir web sitesi.

En İyiler Listesi | 2020

Yazı Formatı Seçiniz
Test
Karakter, Kişilik Testleri gibi detaylı testler oluşturmaya yarar.
Doğru / Yanlış Testi
Tek doğru seçenekli basit testler yaratmak için kullanılır.
Makale
BizceNet içerikleri oluşturmaya yarar. Makalelerinizi bu seçenekle oluşturabilirsiniz.
Liste
Klasik İnternet Listeleri oluşturur. (Kitap Önerileri, En Çok Tercih Edilen Ürünler gibi)