Psikolog Senem Eke YILDIZ ile PSİKODİYET Söyleşisi

1-) Merhaba Senem. Bugün seninle PsikoDiyet ‘i konuşacağız. Öncelikle seni tanıyalım. Nasıl biridir Senem?

Kendimi anlatmam kolay değil. Beni oluşturan çok fazla şey var. Sanırım en belirgin özelliğim çalışkan ve kararlı olmam. PsikoDiyet de bu özelliklerim sayesinde gündemde. Ben 2001 yılında İstanbul Üniversitesinden mezun olmuş, sonrasında yüksek lisans yapmış ve devamında çeşitli eğitimler almış bir psikoloğum. Bizim alanda hayatın her alanında olduğu gibi; gelişim, değişim, dönüşüm hiç bitmez. Biterse hayat biter.

2-) Son zamanlarda özellikle diyet psikolojisi ile ilgili çalışmalar yaptığını görüyoruz. Bize biraz diyet psikolojisinden bahseder misin?

Deneyimlerim ve bilim diyor ki beslenme ve psikoloji iç içedir. İkisi de birbirini etkiler. Bir kişinin beslenme tarzı nasıl yaşadığının da bir göstergesidir. “Diyet” Latince’de “belli bir yaşam tarzını sürdürme hali” olarak tanımlanmıştır. Fakat günümüzde biz buna olumsuz anlamlar yüklüyoruz. Diyetin yaşamsal odağından uzaklaşıp diyeti, bedel ödeme, kısıtlanma, cezalandırılma, yasaklanma olarak algılıyoruz. O nedenle de kısa süreli diyetler yapıp bırakıyoruz. Fakat döngü sürekli tekrarlanıyor. Diyet, yaşam tarzına dönüşmeyince besinlerle ilişkimiz iyice bozuluyor ve çeşitli problemler ortaya çıkıyor. Buradan yola çıkarak PsikoDiyet programını oluşturdum. Bu program diyet ve psikolojiyi bir araya getirerek danışanlara yeni bir yaşam modeli, alanda çalışanlara da yeni bir uygulama modeli sunuyor. 5 yıldır bu alanda okumaya, yazmaya, eğitmeye ve şifa vermeye devam ediyorum. Programın marka tescili ve eğitim akreditasyonları da yapıldı. Henüz çok yeni bir alan. Fakat ihtiyaç büyük ve bu alanın kabul görüp gelişeceğine eminim. 

3-) Diyet psikolojisi demişken bu konuyu ele alan psikodiyet adlı bir kitap yazdınız ve psikodiyet temalı eğitimler veriyorsunuz. Kitabın ve eğitimlerin içerikleri nasıl?

Kitabın içeriği beslenme problemi yaşayan sekiz kişinin psikodiyet grubuna katılması ve grup terapi sürecinde yaşadıklarından oluşuyor. Yani tamamen gerçek yaşantılar anlatılıyor. Beslenme problemi olsun olmasın herkesin kendisine pay çıkarabileceği bir içeriği var. On haftalık süreç boyunca danışanların farkındalıklarına, gelişim ve değişimlerine şahit olacaksınız. Samimiyetle yazdığım bir kitap. Kitabı okurken terapistin ve diyetisyenin iç seslerini de duyabileceksiniz. Bu açıdan da terapiye de yeni bir yaklaşım tarzı da öneriyor. Herşeyden önce insan insana ilişki önemli diyorum. İyileşmenin en büyük kısmını bu ilişki oluşturuyor. Hepimiz birbirimizin iyileştiricisiyiz.

4-) Son olarak bize diyet yaparken işimize yarayacak bir kaç püf noktası vermeye ne dersin?

Benim size bu konuda söyleyebileceğim tek ve en önemli şey yaşam tarzınız diyetiniz olsun. Kendi beslenme ve hayat kurallarınızı kendiniz belirleyin. Çünkü beslenme de hayat kadar kutsal.

Sevgili Senem değerli vaktini ayırdığın için teşekkür ederiz. Çok keyifli bilgiler edindik. Teşekkürler ve sevgiler…

Ben çok teşekkür ederim. Benden de sevgiler…

[zombify_post]