Dünyanın En Garip Sanat Eserleri

Herhalde sanatın olduğu hiç bir alandan kötü bir şey beklenmez, en fazla anlamaya çalışırız. İşte bu anlamaya çalışacağımız, fazlasıyla şaşırıp ‘neden’ diye soracağımız, ‘sanat’ için yapılan, öyle söylenen 10 tuhaf sanat eseri ile eserlerin kendileri gibi tuhaf bir yolculuğa çıkalım istedim.

Şaşırmaya ve benim gibi ‘neden’ diye sormaya hazırsanız hemen başlayalım.

İşte dünyanın en garip 10 sanat eseri. 

10-) Göğsünden su fışkıran kadın heykeli

Ülke: İtalya. Malumunuz çeşmeleriyle ünlü bir ülke İtalya. İşte bu çeşmelerden Neptün Çeşmesi olarak adlandırılan yerde bulunan bu kadın heykelinin göğsünden su fışkırıyor. Rivayete göre bu su, anne sütünü temsil edip sonsuz bir kaynak olarak betimlenmiş.

9-) Cumulus ‘Miriam Lenk’ (Sansürlü)

Bu devasa kadın heykelinin adı da Cumulus. Aslında bu fotoğrafı sansürleyerek paylaşıyorum. Zira bu heykelin en büyük özelliği kadının genital bölgesinin tamamen ve yine görüldüğü gibi devasa bir şekilde tasvir edilerek ortaya konulmuş olması.. Pekte sanatsal bir yorum olmadı değil mi?  Farkındayım ama bu heykelin özelliği bu. Ancak kendi nazik üslubumla bu şekilde anlatabiliyorum. Kadının gözleri nazikçe aşağı doğru bakıyor. Uzaklara dalıyor. Uysal bakışları ve agresif seksüel beden dili birbirine zıtlık oluşturmuş durumda.

Bu sanat eserini yapan sanatçı Miriam Lenk bu çalışmasında beden ve zihnin birbirini tamamlamasının genellikle zor olduğunu ifade etmek istemiş. Yani sizi bilmiyorum ama üzerine saatlerce konuşulacak bir eser olduğunu düşünmek istemiyorum. Sizce de öyle değil mi?

Bu sansürlü fotoğrafını koyduğum heykelin yani ‘sanat eserinin’ orijinal halini görmek için Google’a ‘Cumulus 2007 Miriam Lenk’ yazmanız yeterli. 

😎 Sihirli Çeşmeler

İlk bakınca insan ‘nasıl yani’ diyor öyle değil mi? Tam bir illüzyon gerçekten. İşte bu sihirli çeşmeler aslında dünyada birden fazla ülkede var. ABD, Kanada, İspanya gibi. İlk bakışta havada duran bir musluk gibi görünen bu sihirli çeşmelerin sırrı, suyun tazyikli akması nedeniyle saklanan boruda gizli. Bütün mesele bu. Ama çok güzel ve diğerlerine nazaran daha normal sayılabilecek türden bir sanat eseri. Bence tabii ki. 

7-) Mandal Heykeli ‘Mehmet Ali Uysal’

İşte bir Türk heykeltraşın yaptığı ve Türk olması sebebiyle bizden izler taşıyan ilginç bir sanat eseri heykel. Belçika’da yaşayan Mehmet Ali Uysal bu heykel çalışmasında eskiden beri kültürümüzde olan, çamaşır asarken annelerimiz, büyük annelerimizin kullandığı sıradan bir tahta mandalı ele almış. Elbette mandal görünümlü olan aslında bir heykel çalışması. 2010 yılından bu yana Belçika’da bulunan ve 6 metre yüksekliğinde olan dev mandal eserinin sahibi Mehmet Ali Uysal doğa ve nesneleri birleştiren kolaj çalışmalar yapmasıyla biliniyor. İşte bu anlamda doğayla bütünleşmiş dev bir tahta mandal. (Aslında tahta değil)  Bence çok çok ilginç.

6-) Choi Xoo Ang & Hiperrealizm

Hiperrealizm, gerçek hayattaki varlıkların yapılan çizimlerinin veya heykellerinin birebir görünmesini hedef alan bir akım. Eser ile gerçek varlık neredeyse ayırt edilemeyecek kadar birbirine benziyor. Ang’in bu eserlerinin özünde yatan fikir ise insan hakları ihlali. İnsanların tekdüzeleştirilmesi, bedensel ve ruhsal olarak kullanılması, sömürülmesi ve zamanla yok edilmesi. Bu ve buna benzer ilham kaynakları var. Yani bir nevi insanlığın yitirilmesi de diyebiliriz. Bu cesur sanatçının eserleri simgesel olarak acı dolu ve ağır anlamlar taşıyor. Adını arama motoruna yazıp diğer eserlerini mutlaka görmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Şok edici ve ne bileyim.. Neyse siz bakın. Ben susayım. 

5-) Big Rig Jig ‘Mike Ross’

Ve karşınızda gerçek bir şaheser. 2007 yılında inşa edilen bu eserin yaratıcısı Mike Ross. Eserin adı: Big Rig Jig. Gerçek iki adet tankerden yapılan bu şaheser 50 metre yükseklikte ve 25 ton ağırlığında. Dediğim gibi gerçek tanker olunca onların nasıl böyle düşmeden durabildiklerine insan çok şaşırıyor. Birbirine bağlı ve son derece sağlam oldukları da aşikar. Görüldüğü gibi.  Bu eserin temel fikriyse ekonomik ve siyasal formlar üzerine kurulu.Bu formda durabilen iki tanker. Muhteşem doğrusu. Ziyaretçiler bunlara tırmanabiliyor ve içine girebiliyor.

4-) Gezegen ‘Marc Quinn’

Alın size bir ilginçlik daha. Tıpkı ‘Sihirli çeşmeler’ gibi şaşırtan ve illüzyon barındıran bir sanat eseri. Adı ‘Gezegen’. Gezegen eseri aslında eser sahibi Marc Quinn’in en bilinen eserlerinden biriymiş. Devasa bir uyuyan bebek görüyorsunuz. Ama buna yakın formlarda olan iki bebek heykeli daha var. Bu sadece biri. Sanatçı bu eserlerinde oğlunun farklı zamanlardaki halini ölümsüzleştirmiş. Havada asılı gibi durması da ayrı bir ilginçlik katıyor. Elbette vardır bir numarası. Neden ‘Gezegen’ dedikleri belli. 

3-) Ayrık Adam ‘Victor Langheld’

Sizde dehşete düştünüz değil mi? Nasıl düşülmez ki; elinde kılıç olan bir adam başının en yukarısından aşağıya doğru kendini ikiye bölüyor. Ayrık adam bir insanın kendisini yok etmesini temsil etmekte imiş. Kendini tamamlama konusunda yeteneksiz bir adam ve ardından gelen depresyonla daha da dağılıyor. İşte bu ‘Ayrık Adam’ duygularının ve düşüncelerinin zaman zaman birbirine zıt olduğu uç noktalarda geziyor. Bu fotoğrafta belli olmasa da kendisini böldüğü kılıcın üstünde şu yazıyormuş;

‘Yarat veya öl’ Korktum. 

2-) Kadın Figürü ‘Jordan Wolfson’

İşte karşınızda dünyanın en tuhaf sanat eserlerinden 2. sıraya koyduğum ‘Kadın Figürü’ isimli çalışma. Son derece korkutucu, esrarengiz ve fazlasıyla gerçek gözüken bu çalışma Jordan Wolfson’un muhteşem eseri. Aslında bu eserin şöyle bir ilginçliği var ki; kadın ve teknolojiyi bir araya getirmiş.

Seksi iç çamaşırları, uzun botları ve yüzünün yarısını kaplayan maskesiyle bütünleşiyor. Fark ettiniz mi tam yüzünüze yüzünüze, pardon gözünüze gözünüze bakıyor. Korkmamak mümkün mü?

Lady Gaga’nın ‘Applause’, Paul Simon’ın ‘Graceland’ ve Robin Thicke’nin gece kulübü marşı haline gelen ‘Blurred Lines’ şarkısının yavaşlatılmış narkotik halinde dans ediyor. Kıvırıyor, konuşuyor ve hayran kalınacak kadar gerçek kıvrımlara sahip parmaklarıyla ince hareketler yapıyor. Tüm gün aynı cümleleri söyleyip aynı şarkılara dans ediyor ve sonu gelmez kısır döngü içinde ‘kendini’ kaybediyor. Günün sonunda ise birçok insan ‘Kadın Figürü’nün olduğu gibi kulüplerde saatlerce pop dinleyip dans eden sığ hayatlara mahkum insanlar değiller mi zaten? Mesaj son derece açık ve net. 

1-) Istakoz Telefon ‘Salvador Dali’

Vee sıra geldi tuhaflık derecesine göre (kendimce) yaptığım sıralamanın en tepesinde, 1 numaralı sanat eserine. Bu eserin sahibi olan kişi ise eser kadar enteresan biri. Malumunuz olduğu üzere Salvador Dali dünyaca ünlü İspanyol bir ressam. Onun hakkında bir kaç kelam etmek bile uzun, upuzun sürebilir. ‘Salvador Dali’dir. Ne yapsa yeridir. ‘ deyip asıl mevzuya geçeyim. Zira kendisi bir dehadır. Bu sebepten fazla söze gerek görmüyorum.

Dahi ressam sürrealizm akımının en önde gelen isimlerinden olunca haliyle gerçeğin üstünde olan her şey kendisinden bekleniyor. İşte bu ‘Istakoz telefon’ gibi. Hani hep sanat eleştirilerinde duyduğumuz bir terim vardır. ‘Sanatçı burada bilinçaltını dışa vurmuştur.’ işte tam anlamıyla Dali’de bu tasarımında bilinç altını olduğu gibi ortaya koymuş.

Hem sürrealist, hem işlevsel bu ilginç tasarım telefonlardan dünyada 7 si beyaz, 4 tanesi kırmızı olmak üzere sadece 11 tane üretilmiş.

Hikayenin bundan sonraki kısmı benim için zor. Zira kendi yazım tarzıma ve naif kişiliğime ters düşmeden olabildiğince sansürlü anlatmaya çalışacağım.  Salvador Dali’nin tuhaf ve gerçek dışı bir eseri olan bu tasarımda Istakoz cinsel anlamlar taşıyor. Telefona da ilginç bir şekilde yerleştirilmiş. Telefon çalıp ‘Istakoz’ olan ahizeyi kaldırınca da Istakozun cinsel organı ağza geliyormuş. Tövbe estağfurullah diyerek geçiyorum bu kısmı.  Olabileceğince usturuplu anlatmaya çalıştığım sanat dehası Dali’nin bu ilginç çalışmasını da şöyle 1 numaraya koyuyorum. E hak ediyor. 

Sanat, tabiatı taklitten başka bir şey değildir.Lucius Annaeus Seneca (devlet adamı, düşünür, oyun yazarı)

Listeyi Hazırlayan KS Editörü: Funda_a