Olmamış bir şeftaliyi yemek gibiydi ağzımda bıraktığı tat, henüz gelmemişken git diyebilmenin kutlu acısı.. Yaptığı resmi annesine hevesle gösteren çocuğun hayal kırıklığı imge dünyamın içinde kurumuş ağaç yapraklarından ibaret.. Hangi adam yüreğini eline alıp sana aşığım dese konuşulmamış farz edilen bir destanın...

Yalan Üzerine Yalanın kötü ve gereksiz olduğunu bir ahlak bekçisi kıvamında uzun zaman savundum. Hala  savunuyorum da. Yine de sormadan edemiyorum. Gerekli yalan var mıdır?   Nihayetinde öyle ya da böyle kıyısından köşesinden bulaşıyoruz yalana. Bu yüzden ikiye ayırıyorum yalanı ve söyleyeni. Ahlaklı yalanlar başkalarının...

Tüketen İnsan Üzerine Bilginin ve gerçeğin olduğu yerde yaşamak adına canımız yanacak! Ulaşılabilirliğin dayanılmaz cazibesi bir kaç kötü kalpli dışında hepimize dokunmuştur.  Öyle ki insanlar, bilgi ve hatta paraya kolay ulaşabilir durumdalar. Çağın getirdiği değersizlikten bahsetmiyorum -sadece ulaşmak basit. Biriyle tanışıyoruz çok iyi dost oluveriyoruz sırlarımız,...

Olasılık Üzerine Şaşırmışlıklarımız aslında alışmışlıklarımızdır.  Öyle ki sokak ortasında konuşan bir kedi ya da şarkı söyleyen tavşan görürsen aldırma. Uçan arabalar, bulutların üzerindeki evler ve solungaçları olan insanlar sana uzak gelmesin. Bir keresinde şöyle mırıldanan bir adam işitmiştim; "tüm bu olanlar ve olacak olanlar...

Öldürme Üzerine Endişelerimizi merhametli yalanlarımız ile birleştirerek yasal katillikler hazırlıyoruz kendimize. Yasal katillik! -bu kulağına bilim kurgu filminden çıkmış alelade bir kelime gibi geliyor olmalı. Oysa öylesine gerçek ki; hepimizin öldürmüşlüğü var! defalarca ve çoğu zaman farkındasız hazlar içinde. Aklında beliren, duygularımızı, endişelerimizi, geleceğimizi...